MHP ADAPAZARI BELEDİYE BAŞKANI ADAY ADAYI İSMAİL KÜÇÜK ''BİZ İZ BIRAKMAK İÇİN ADAYIZ'' DEDİ

MHP ADAPAZARI BELEDİYE BAŞKANI ADAY ADAYI: İSMAİL KÜÇÜK RADYONET’TE MHP ADAPAAZARI İLÇE BAŞKANI VE MHP ADAPAZARI BELEDİYE BAŞKANI ADAY ADAYI İSMAİL KÜÇÜK İLE RÖPORTAJIMIZ

Bize İsmail Küçük’ü anlatır mısınız?

“İsmail Küçük 1969 yılında Yeşilyurt’ta dünyaya gelmiş bir kişidir. İlköğrenimini Yeşilyurt da Kocaahmetler mahallesinde tamamlamış, daha sonrasında ortaokulu ve lisesini Adapazarı İmam Hatip Lisesi’nde bitirmiştir. Sonrasında Ankara Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde kamu yönetimi okumuş bir kişidir.”

Siyasi kariyer olarak ne kadar süredir MHP içerisinde aktif siyasi yaşamınızı sürdürüyorsunuz?

“Çocukluğumuzda bizim ülkü ocaklarımız vardı. Orada siyasi hayata başladık. Sonrasında ise aktif olarak 26.02.2012 tarihinde gerçekleşen MHP Adapazarı ilçe kongresiyle ilçe yönetim kurulu üyesi olarak seçildik. Sonrasında 29.10.2013 tarihinde ilçe başkanı olarak atandım. Genel başkanımız tarafından ilçe başkanı olarak görevlendirildim. İki dönem atama şeklinde ilçe başkanı olarak görev yaptım. Daha sonrasında ise 18.03.2015 tarihinde gerçekleşen ilçe kongremizde tekrar ilçe başkanı seçildim. Devamında görevimizi layıkıyla yaptık. Teşkilatlarımızı da uygun gördüler. 12.03.2018 tarihinde bir kongre daha gerçekleştirdik ve orada da teşkilatımız tarafından uygun görülerek ilçe başkanlığına seçilmiş oldum. Bu tarihler önemli tarihler tabii ki. 18 Mart, 12 Mart bunlar özenle seçilmiş tarihlerdir. Bu tarihler de arkadaşlarımız özenle seçerek kongreleri gerçekleştirdik.02.10.2018 tarihinde de il başkanımıza aday adayı dolayısıyla istifa dilekçemizi verdik ve aday adayı olarak şu anda karşınızdayız. Biz vatandaşlarımızın, Adapazarılı hemşerilerimizin karşısındayız. Bu süreç içerisinde ne kadar süre geçti? 6 yıl 9 ay ve 9 gün. Evet. Dokuz işi bizim için özel. İnşallah bu dokuz günlük ve dokuz aylık sürelerde bizim için hayırlı ve uğurlu olur. Vatandaşlarımıza hizmet yolunda bizim için bir fırsat doğmuş olur diye değerlendiriyoruz.”

Neden aday oldunuz?

“Öncelikle bu 6 yıl 9 ay 9 günlük süre içerisinde bizim geçirmiş olduğumuz yedi tane seçim var.  Yani, ciddi bir siyasi ekibimiz oluşmuş durumda. Bunlar 30.03.2014 yerel seçimleri, 10.08.2014 Cumhurbaşkanlığı seçimi, 07.06.2015 Milletvekili genel seçimleri, 01.11.2015 Milletvekilliği erken genel seçimleri, 16.04.2017 referandum ki burada anayasa değişikliği gerçekleşmişti biliyorsunuz. 24.06.2018 Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçimleri ve önümüzdeki dönemde de 31.03.2019 tarihinde gerçekleşecek olan yerel seçimler.  Bir tecrübe diye baktığımız zaman Sakarya’nın kalbi olan 300.000’lik bir şehirde yedi yıla yakın bir görev süremiz var. Aktif siyasi yaşamımız var. Bunları da göz önünde bulunduran gerek il teşkilatımız gerekse genel merkezimiz ve genel başkanımız da bu şekilde değerlendirdiler. Bizde Adapazarı’nda aday adayı olarak bir yola çıkmış olduk. “

İsmail Küçük nasıl bir Adapazarı hayal kuruyor ki aday oldu? Adapazarı ile ilgili hayalleriniz neler?

“Ne yapacağız Adapazarı’nda diye baktığımız zaman, öncelikle Adapazarı’nda ciddi bir iz bırakmak istiyoruz. Yani MHP’nin belediye başkanı olarak İsmail Küçük Adapazarı’na ne eser bıraktı diye baktığında mutlak anlamda herkesin fark edebileceği gerek ulusal bazda gerekse uluslararası bazda bir eser bırakma arzusundayız.

Bizim Adapazarı ile ilgili düşüncemiz; ‘ENGELSİZ ADAPAZARI’ ile yola çıkacağız. Bu sadece engellilerimiz için çalışmalarla ilgili değil, ulaşımda şuan karşılaşmış olduğumuz bir keşmekeşin kaldırılmasıyla alakalı ne gerekiyorsa yapacağız. Yani ulaşım engelini kaldıracağız. İletişim ile ilgili belediyenin üzerine ne düşüyorsa bunları yapacağız. Bizim elliye yakın kırsal mahallelerimiz var ve belediyenin yaptığı, kırsal alanda yaşayan vatandaşlarımıza yol haricinde çok da yapılan bir şeyler yok. Oysa kırsal kesimde yaşayan vatandaşlarımızın sadece bilinen klasik anlamda belediyecilik haricinde de ihtiyaçları var. Bunlarda da gerek müşavirlikler şeklinde gerekse kuracağımız, kurmayı arzu ettiğimiz ziraat komisyonlarının açıldığı yerler, burada bulunan vatandaşlarımıza, kırsal kesimde yaşayan vatandaşlarımıza, imkânlar ölçüsünde her türlü hizmeti sunmayı hedefliyoruz. Bunun nasıl bir etkisi olacaktır? Köy diye tabir ettiğimiz kırsal mahallelerimizde vatandaşımız durmayı arzu etmiyor. İnsanlar orada tarımla uğraşamıyorlar. Tarım yapamıyorlar. Gençler de şehre kaçmış. Araziler ya bilinen klasik anlamda mısır ekim, dikimiyle uğraşıyor yahut da ekimi, dikimi kolay olanlara yöneliyor.”

 “Bulunduğumuz yerde daha fazla nüfusun istidam ettirmeyi amaçlıyoruz. Uluslararası uygulamalar var. Mesela;  bu tür yerlere küçük de olsa sanayi işletmeleri, çok küçük olmak kaydıyla. 50 kişilik kontenjanlarla oralara yakın işletmeleri yaparak, bunun çevreye olumsuz etkisi olmayan küçük sanayi işletmeleri oralarda yakın yerlerde değerlendirilerek nüfusun orda kalmasını temin etmeliyiz. Bölgesel anlamda kalkınmayı daha üst seviyelere çıkartmayı hedefliyoruz.”

2018 Genel seçimlerinde, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde AKP- MHP arasında cumhur ittifakı mevcuttu fakat önümüzdeki yerel seçimlerde bir ittifak olmayacağı açıklandı. Bu seçimlerde belediye başkan adaylarını nasıl etkileyecek? MHP muhalefetinde bir nebze olsun eksilme yaşanacak mı?

“Hayır. Kesinlikle yaşamayacağız. Öncelikle genel başkanımızın bir sözünü iletmek isterim. Genel başkanım sn. Dr. Devlet Bahçeli şöyle bir ifade kullanmıştır: ‘Önce ülkem ve milletim, sonra siyasi partim ve sonra ben.’ 15 Temmuz hadisesini herkes canlı bir şekilde yaşadı. Bu hadisenin yaşandığı bir yerde biz kendimizi düşünemezdik artık.’ Önce ülkem’ diyerek o dönemde kim varsa hükümette onlara da çağrıda bulunarak genel başkanım ‘Hükümette gereğini yapsın biz hükümetin yanındayız.’ diye açıklama yapmıştı. Aslında cumhur ittifakı genel başkanımıza o sözü üzerine kurulmuştur. Cumhur ittifakında ne vardı? Uluslararası etkilerin kaldırılması, etkisiz hale getirilmesi vardı ve kısmen de bunu başardık. Ama bu millileşme, yerlileşme henüz tamamlanmadı. Dolayısıyla da cumhur ittifakının daha devam etmesi gerekiyor. Belki çok uzun sürecek bu, dış etkilerden arındırılması ülkenin ama bunun da devam ettirilmesi gerekiyor. Dolayısıyla hukuku bozmadan genel başkanımızın tavsiyesini diliyor, bunu düzeltmek de fayda var. Bir genelge ile bu teşkilatların yerini cumhur ittifakının ruhuna aykırı tavır ve davranış, sözlerden de uzak durmamız yönünde de genel başkanımız tarafından genelge ile uyarıldık. Birde o ruhun zedelenmeden burada genelde yapılması gereken hizmetleri en iyi şekilde nasıl yapabiliriz, bunun mücadelesini vereceğiz. Biz genel merkezimiz, genel başkanımız  ‘üretken belediyecilik’ diye Türkiye genelinde tanım yerleştirilmiş durumda. Bununla ilgili bizlere teşkilatımıza kitaplar gönderildi. Yani üretken belediyecilik ile ilgili neler yapılması gerekiyor, bu genelde belli. Genel merkez tarafından belirlenmiş durumda. Biz bunun üzerine ne koyuyoruz? Yereldeki bir takım şimdi kangren haline gelmiş şimdi soralım problemleri tespitte bunların çözüm yollarını üreterek vatandaşımıza benim de çözüm yolum budur diyeceğiz. Yani alamadığı, alma hakkını son derece üzerinde bulundurmasına rağmen alamadığı hakkını, hukuka biz belediye hizmetleri olarak kendisine vermeyi hedefliyoruz. Ülkenin daha doğrusu Adapazarı’nın parasını, pulunu kendisi için, vatandaşımız için harcamayı, yatırıma dönüştürmeyi hedefliyoruz. İsrafı önleyici,  üretime dönük , üretken yani hizmet üreten belediyenin görevi birinci derece de hizmet üretmektir. Elde ettiğimiz bir takım gelirlerle, optimum hizmeti nasıl verebilirsiniz, bunun mücadelesini vermemiz gerekiyor. Almış olduğumuz eğitimler işte bundan önce bahsettim kamu yönetimi bölümü mezunuyum hasbelkader ve bunun eğitimini teorik olarak bu okullarda aldık. Yani bu hizmeti nasıl sunacağımız ile alakalı belli bilgi birikimimiz var. Uzun zamandır, yedi yıla yakın da ilçe başkanlığı görevimiz var. Adapazarı’nda, mecliste neler oluyor, neler yapılıyor bunlarda ilgili de bilgi birikimine, tecrübeye sahibiz. Bu bilgi birikimini tekrar Adapazarılılara aktarmak istiyoruz.”

Adapazarı’nda hangi partiler arasında bir yarış göreceğiz Mart 2019’da yerel seçimlerde?

“Adapazarı’nda geleneksel hale gelmiş mücadele AKP ile MHP arasındadır. Genel seçimlerde de böyleydi ama yerel seçimlerde bu daha çok kendini gösteriyor. Mücadele AKP ve MHP arasında geçecektir. “

İYİ Parti ya da CHP bu yarışın içerisinde olmayacağını düşündüğünüzü söyleyebilir miyiz?

“Yakın zamanlarda ‘Kılıçdaroğlu Sakarya’yı yok sayıyor’ diye haber yayınlandı. Sakarya’da CHP çok iddialı değil. Takip ediyoruz. İYİ Partinin de böyle bir gücü yok zaten. Belli bir takım yerlerde tabii o da kişilere bağlı olarak belki çok cüzi bir oran elde edebileceklerdir ama sonucu etkileyecek bir oran olmayacaktır. En azından bizim öngörümüz böyle, yani etki edemeyecekler. Sonuç değişmeyecek.”

İYİ Parti’nin oyları MHP’nin oylarını nasıl etkiler?

“Bu sürekli olarak sorulan bir sorudur. MHP’nin son dönemlerde almış olduğu oy oranından herhangi bir eksilme olmadı. Yani son seçimlere baktığımızda %12 bandında biz oylarımızı muhafaza ettik. Peki nereden gitti bu oy diye baktığımız zaman CHP ve AKP’deki oyların düşüşüne bakmak lazım. Oranlar birbirini tutuyor biz oylarımızı kısmen arttırdık. AKP ve CHP’den İYİ Parti’ye bir oy kayması oldu. “

Adapazarı’na baktığımızda siz bir sıralama yapacak olursanız Adapazarı’nın en büyük sorunları nelerdir?

“Öncelikle ulaşım bizim bir türlü üstesinden gelemediğimiz bir problem. Biz bununla ilgili iki dönemdir belediye başkanlığı seçimlerinde büyük şehirler bazında bunu söylüyorum tabi ki aynı sistemin Sakarya’da olması gerektiğini üstüne basarak ifade ettik ve politikalarımızda, programlarımızda buna yer verdik. Baktığınız zaman vagon fabrikası Sakarya’da. Bir raylı sistem tecrübemiz var. İstanbul-Adapazarı trenimiz vardı. Burada pancar fabrikası açıkken oradan trenler giderdi. Bizim çocukluğumuzda o trenleri biz görürdük ve Adapazarı düz bir araziye sahip. Dolayısıyla ulaşım konusunda çok arzu edilen bir noktada olmadığımızı söyleyebiliriz. Çok geç kalındı yani bu konuda da kar/zarar hesabı da yapmamak gerekiyor. Raylı sistemde kar yapma hedefiyle kurmazsınız. Belediyeler zaten kar yapma hedefiyle kurulmaz. Belediyeler bir iktisadi işletme değildir. Belediyeler hizmet amacı güden, kamu kurumudur. Yani elde ettiğiniz bir takım gelirlerden yahut da bir takım vergilerden vatandaşın hizmetini sunacağınız hizmetleri üretmek lazım. Zaten amacınız kar elde etmek değil ise zarar da etmezsiniz. Sonuç itibariyle yapmış olduğunuz bütçeler gelir ve gider dengesini muhafaza ederek yapılacaktır. Bir takım da borçlanmalar yapılıyor son zamanlarda borçlanma tahkiminde bulunmuştu belediye. Yol, asfalt yapımıyla ile ilgili bir talep de bulunmuştu ki, bu tür durumlarda bir sosyal sorumluluk gereği de biz gerekli desteği her zaman vermişizdir. Yani bizim komisyonlarda belediye hizmetleri ile ilgili komisyonlara konu geldiğinde, enine boyuna irdeleriz ve vatandaşın lehine olabilecek şekilde de ise biz ona her türlü desteği sağlarız.

Kentleşme, şehirleşme, imar sorunu;  imar faaliyetlerinde biz bir önceki yerel seçimlerde ‘iki buçuk kat vermişsin ya 20cm, 30cm ile 3. Katı vermiyorsun. Arazi aynı arazi ama %30’un üzerinde bir arazi israfı oluyor.’ Demiş ve önermiştik. Sonra bu geçti şuanda uygulanıyor ama ovada değil. Ovada yapmamak gerekiyor. Bizim meyilli olan arazi yapısı daha sağlıklı olan arazilerde bu konutlaşmayı yapmak gerekiyordu. Tarım arazilerinin bu şekilde israf edilmesinin önüne mutlak anlamda geçilmesini arzu ediyoruz. Vatandaşımızın bize bir fırsat vermesi halinde, şehirleşmenin daha çok bu tür arazi yapısı daha sağlam yerlerde şehirleşmenin, konutlaşmanın yapılmasını gerçekleştirmek amacıyla bizim üzerimize ne düşerse yapmayı arzu ederiz.

Bu tür bizim yeni kent diye bir yerleşim birimlerimiz var. Bu yeni yerleşim birimlerinde ulaşım eğer raylı sistem ile yapılmış olsaydı düşünün nüfus orada duracaktı arzu ettiği zaman şehre gidip buradaki ihtiyaçlarını karşılamada tekrar oralara gidecekti.  Yerleşme bu kadar karışık olmayacaktı. Daracık sokaklardan geçemiyorsunuz. Bir bakıyorsunuz 3 katlı bina, yanında gecekondu,  yanında 2 katlı.. Yani şehirdeki mimari birbirine uyumsuz, zıt yapılar var. Kimisi çok eski, kimisi deprem geçirmiş, kimisi bir deprem daha atlatmayacak kadar yorgun binalar olabilir. Bunların tespit edilip, tedbirli olunmasında fayda var.

Genel siyaseti ilgilendiriyor ama sanayi genelde otomotive dönük. Oysa burası bir tarım şehri. Tarımı işleyecek sanayiye dönük herhangi bir sanayi hemen hemen yok diyelim. Tavuk entegre tesisleri var. Onun haricinde burada koca bir ova var aslında. Yani Akova dediğimiz ova, çok büyük bir ovadır. Sakarya’nın içinde bulundurduğu bu ovalardan ciddi anlamda tarım yapılıyor ama tarım ile ilgili maalesef mesela, bir salça fabrikamız yok. Yani bir soğuk hava depolarımız yok. Büyük şehir belediye başkanlığı seçimlerinde, dernek tırında yapmış olduğumuz toplantılarda muhtar ve oradaki vatandaşlarımızın katılımıyla gerçekleşen toplantılarda biz bunu önerdik. Yani soğuk hava depoları belediyenin öncülüğünde ve finansmanında altyapısını belediyenin yapması gerektiğini söyleyerek soğuk hava depolarının inşa edilmesi gerektiğini söyledik. Bir takım ürünlerin işlenebileceğini önerdim. Bu şehirde bir tane ziraat fakültesi var mı? Yok. Maalesef yok. Bir ziraat, tarım şehri ama bir ziraat fakültemiz burada yok. Bir önerimiz daha oldu, tarım ile alakalı. Koca bir nehrimiz Sakarya nehri var. Sakarya nehrinden şimdilik, bir iki baraj haricinde başka hiçbir ekonomik katkısı yok. Oysa biz belirli noktalarda suyu tutarak, bir takım setler yapacaktık. Bu setler suyu tutarak arazilere dip suyu verebiliriz diye önerdik.  Tarımı daha verimli hale getirebiliriz. Tarımı daha karlı hale getirmediğiniz sürece kırsal kesimde nüfusu zaten tutamazsınız. Kaba tarım diye tabir ettiğimiz, mısır, buğday yerine ince tarım diye tabir ettiğimiz, sebzecilik, seracılık bu tür ince tarıma yönlenmeliyiz ki ekonomik değeri, bu tarımdan elde ettiğimiz gelir de yüksek olsun.”

 

Adapazarı’nda birçok okulun orta hasarlı olduğu ve bu okullarda eğitimin devam ettiği iddiasına ne diyorsunuz?

“Çocuklar, bizim çocuklarımız. Tabi ki bütün vatandaşlarımız için ama çocuklarımızın, genç neslimizin daha farklı binalarda eğitim görmelerini arzu ederiz. Bunun için de yeni okullar da yapıldı ama bu daha sağlıklı binalar yapmak gerekiyor. Belediyemizin üstüne burada düşen neyse her türlü kolaylığı da göstermesi gerekiyor. Yani yer göstermek konusunda arazi, belediyenin boşta kalan bir dünya arazisi var. Bu arazileri zaman zaman geliyoruz işte eğitim kurumuna tahsisat yapılıyor. Bizde bunu iyi niyetle karşılıyoruz tabi ki okullarımızın çok sağlıklı binalar olması gerekiyor, depreme dayanıklı olması gerekiyor. Sadece Sakarya halkı ya da geçmişte yaşanan depremler değil daha şiddetli deprem ile karşılaşabileceğimiz gerçeğini de göz önünde bulundurarak, daha katsayısı düşük diyelim. Halk ona göre de inşaat teknikleri yüksek binalar yapmak gerekiyor ve çocukların oyun alanlarının da çok geniş bırakılması gerekiyor. Önümüzdeki yıllara göre de hitap edecek şekilde eğitim binaları yapılması gerekiyor.

Aday adaylığı süreciniz nasıl geçiyor?

Bizim zaten uzun yıllardan beri bir tecrübemiz var. Biz sahadan hiç kopmadık. Hiç gidilmeyen mahallemize altı kez gittik. En ücra köşe Işıklar mahallesine gidip sorduğunuzda muhtarlarla akraba gibi olduk zaten. Gideceğimde arıyorum ’muhtarım, çay içmeye geliyoruz’ diyoruz artık. Onlarda seve seve ağırlıyorlar. Dün yine muhtarlarımızdan bir tanesini aradı cemiyetlerine davet ettiler.  Orda muhtarımızın yanındaydık. Şehir içi sivil toplum kuruşlarıyla, muhtarlarla, hepsiye önemli değerlendirmelerimiz, toplantılarımız olmuştur. Bu ciddi bir tecrübe ama yeni elden yaptığınız çalışmaları şunu söylüyor. Şehrin demografik yapısıyla ilgili arkadaşlarımız çalışmalar yapıyor. Görseller ile önemli çalışmalar yapılıyor şuanda. Bu çalışmalar sosyal medya araçları, basın yayın ile görüşmeler devam  ediyor. İlk programımızı sizinle yapmış olduk. Biz vatandaşımıza ulaşmanın bütün yollarını değerlendireceğiz. Vatandaşımıza öncelikli fiziki olarak ulaşmak istiyoruz. Elini sıkmak istiyoruz. 190.000 seçmen var. 300.00’e yakın nüfusumuz var. Hiç değilse %50’si ile yüz yüze görüşmek, elini sıkmak isteriz.

Geçtiğimiz aylarda yapılan illere göre mutluluk oranı araştırması yapılmıştı Sakarya’da ise %65 civarı mutluluk oranı sonucu çıkmıştı. Sizce Adapazarı yarınına nasıl bakıyor?

“İnsanımız iyimserdir zaten. Ben memnunum. Nasılsın, iyiyim. Adet olmuş. Şükretmesini bilen bir millet olmuşuz. Şuan da Türkiye’nin genel olarak içinde bulunmuş olduğu zor bir durum var. Çok zor bir durumdayız. Uluslararası baskılar var, uluslararası ekonomik baskılar var, siyasal baskılar var her türlü baskı var.Bir de çok büyük bir kıskaç içersindeyiz.Türkiye, Türk milleti, Türk devleti olarak.. Dolayısıyla bu kadar büyük problemlerin olduğu bir yerde, vatandaşımız ekonomik, sosyal problemleri de onlara cevaplarda hafiften geçebiliyor. ‘Ülkem iyi olsun, milletim iyi olsun, biz nasıl olsa idare edebiliyoruz’ diyebiliyor ama  vatandaş şunu da söylüyor; bu anketleri birazda kır bölgesinde yapsınlar, birazda kuzey köylerimizde yapsınlar, birazda ücretle geçinen kesimlerin yoğun olduğu bir yerde yapsınlar, esnafların bulunduğu yerlerde yapsınlar. Esnaf memnun değil. Bende esnafım, işadamıyım. Bir mali müşavir ve bir yazılım şirketine ortağım. Şehrin nabzını tutabilen bir kişiliğimizde var. Böyle %65 memnuniyet oranı var, mutluluk oranı var, dolayısıyla bir şey yapmaya gerek yok deyip bir kenara çekilemeyiz. Hiç kimsenin de çekilmemesi gerekiyor. Vatandaşın belediyecilik anlamında ne tür karşılanması gereken ne tür hizmeti varsa bunun layıkıyla karşılamak gerek. Biz işte yurt dışı diyoruz, Avrupa diyoruz, gelişmiş ülkeler diyoruz. Adapazarı halkının ne isteği var? Hepsinden çok daha iyi hizmetlere layıktır. Bizde bu sorumlulukla, bu bilinçle vatandaşımıza hizmetlerini, ihtiyaçlarını karşılamak noktasında üzerimize ne düşüyorsa harfiyen yapacağız. Genel başkanımız; ‘Gövdemizle beraber, elimizi taşın altına koyacağız.’ Demiştir.”

İsmail Küçük’den Hatırlatma

“Bizim teşkilatta seçim takvimi nasıl işleyecek bir hatırlatma yapalım, öncelikle 15.11.2018 tarihinde teşkilatlarda görev yapmış kişiler, yapmakta olan kişilerin, görevlerinden istifa edip bu tür meclis üyeliklerine yahut da belediye başkanlıklarına aday adaylıklarını açıklayabiliyorlar. 01.12.2018 tarihinde kamu görevlileri eğer böyle bir niyetleri varsa, talepleri varsa istifa etmeleri gerekiyor. 01.01.2019 tarihinde aday belirleme tarihi olarak belirlenmiştir. İlgililerin tarihleri dikkate almasını arzu ederiz. “

 

7 Kasım 2018 , Çarşamba

Siz de yorumlarınızı yazınız

Adınız :
E-Posta :
Mesajınız :
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

Çok Okunan Haberler


İlgininizi Çekebilecek Haberler


Son Yorumlananlar