Sushi Kado İşletmecisi Zeynep Rençber RadyoNet’e konuk oldu.

“Sushi bilinenin aksine çiğ balık değildir.”

Zeynep Rençber, Sushi nedir? sorusuna,“Sushi bilinenin aksine çiğ balık değildir. Herkes sushiye ön yargı ile bakıyor. Fakat, biz bu önyargıyı kırmak istiyoruz. Sakarya'ya bu tadı getirdik ki, insanlar sushiyi gerçek anlamda tanısınlar. Sushi, pirinç ve sirkenin karışımından oluşan ve içerisinde marine edilmiş balık veya çiğ balık veya pişmiş karides, yengeç gibi deniz mahsullerini içeren çok sağlıklı bir yiyecektir. İçerdiği pirinç özel bir pirinçtir. Bizim pirince göre E vitamini yüksek ve kalorisi çok düşüktür. Sushi hazırlanırken hiç yağ kullanılmamaktadır. Sadece deniz ürününün kendi yağını içermektedir. Avrupa ülkelerinde Fast Food olarak tanımlanır. Biz de sushiyi ve Japon kültürünü Sakarya’ya tanıtmak, sevdirmek istiyoruz.” diyerek cevap verdi.

“Beklentimizin çok çok üzerinde rağbet oldu.”

Rençber, Sakarya halkının sushi restoranına karşı gösterdiği tepkiyi, “Şu ana kadarki katılımdan çok memnunuz. Beklentimizin çok çok üzerinde rağbet oldu. Bu nedenle tüm Sakarya'ya çok teşekkür ediyoruz. En azından önyargılarını kırıp denemeye geldiler. Sushi bizim tamamen kültürümüzden farklı bir gıda. Herkes sevecek diye bir şart yok ama önemli olan yeniliğe açık olup, bu lezzeti tatmaya gelmektir. Şu ana kadar da katılımdan çok memnunuz. Biz daha çok insana ulaşmak istiyoruz. Mekanımızda sadece sushi değil Orta Asya mutfağı da var. O yüzden böyle yeni tatları deneyip beğendiklerinde biz de çok mutlu oluyoruz.” diyerek açıkladı.

“Sushi bulunduğu bölgenin ismini almış.”

Sushinin dünyaya nasıl yayıldığını konu alan Rençber, “Sushi bulunduğu bölgenin ismini almış. İnsanlar aşırı obezite sorunu ile karşılaşınca hamurlu veya yüksek kalorili besinler yememek için farklı arayışlara girmişler ve Japon mutfağı ile tanışmışlar. Sushi çok sağlıklı bir yiyecek ve bu şekilde yayılmaya başlamış. İçeriğindeki malzemeye göre de hangi bölgede daha çok yapılmışsa o bölgenin ismini almış. Örneğin; Kaliforniya Rool, New York Rool gibi.”dedi.

“Genelde rakamlar çok afaki.”

Sushinin genelde bir lüks yemek algısı yarattığını söyleyen Rençber, sushinin aslında Fast Food olduğunu şu sözler ile anlattı: “Genelde rakamlar çok afaki. Orta gelirli bir insanın gidip de rahatlıkla yiyemeyeceği kadar pahalı. Böyle olunca Fast Food olmaktan çıkıyor. Çünkü, Fast Foot  dediğimiz zaman rakamlar düşük, insanların çok hızlı ve ucuza yiyebilecekleri bir yiyecek olmalıdır. Fakat, Türkiye'de maalesef sadece zenginler gidip yiyebiliyor. Biz bu algıyı kırmak istedik ve rakamlarımız gerçekten birçok sushi restoranına göre çok dipte kalıyor. İstedik ki, sushiyi insanlar önce tanısınlar. Yani kâr marjını bir kenara bırakarak, öncelikle sushiyi tanıtmamız gerekiyor. İnsanların sushiyi bilmesi gerekiyor. Sadece önünde geçtikleri Japon restoranlarına girebilsinler ve yemek yiyebilsinler istedik. Bu yüzden hem öğrenci hem de aileler, orta gelirli insanlar bizim müşterimiz olabiliyor. Bunu yapmak istedik ve başardığımızı düşünüyorum. Bundan sonra eğer daha fazla insana ulaşabilirsek, herkesin sushiyi tanımasını istiyoruz.”

“ ‘Çiğ balık yedim’ algısını kırmak için marine edilmiş olarak sunuyoruz.”

Zeynep Rençber, Sushi yemek isteyen ve çiğ balık konusunda tereddütleri bulunan kişiler için marine balıklı sushi olduğunu, “Türkler kızartmayı çok seviyorlar malum Biz müşteriye marine edilmiş ve marine edilmemiş balık tercihini sunuyoruz. Marine edilmiş balık da tamamen bizim getirdiğimiz bir yenilik. İnsanları ürkütmemek, ‘çiğ balık yedim’ algısını kırmak için bunu sunuyoruz. Marine edilmiş sushi üzerinde çok denemeler yaptım. Birçok kişiye tattırdım. İnsanlardan olumlu tepkiler aldım. Şimdi ise bu seçeneği müşterilere sunuyoruz.” diyerek anlattı.

“Balıkları alırken denetimlerini yaptırıyoruz.”

Rençber, balıkların tazeliğine özellikle dikkat ettiklerini, “Balık çok riskli yiyecek. Bozulması çok kolay bir ürün. O yüzden biz bu konuya çok dikkat ediyoruz. Balıkları alırken de o denetimleri yaptırıyoruz. Balığı ikinci gününde kullanmıyoruz. Dondurucuda saklayarak günlük çıkarıyoruz. Marine de bekleme süresi var. O iki gün de bekleyebilir, bir sıkıntı olmaz ama kesinlikle bu sürelere çok dikkat ediyoruz. Şu ana kadar hiç problem yaşamadık. Umarım bundan sonra da yaşamayız. Herkesin içi rahat olsun.” sözleriyle anlattı.

“Sushide kullanılan yosun öyle denize girdiğinizde ayağınıza dolaşan yosun değil.”

Rençber, yosun nedir? sorusuna ise, “Sushide kullanılan yosun öyle denize girdiğinizde ayağınıza dolaşan yosun değil. Kurutulmuş, işlemden geçmiş asma yaprağı gibi düşünebilirsiniz. O da vitamin ve mineraller açısından çok zengindir. Cilde de çok olumlu etkisi olduğu araştırmalarda gözlemlenmiştir.” diyerek cevap verdi.

Sushi yanında ikram edilenler..

Zeynep Rençber, sushi yanında sundukları ikramları, “Zencefil turşusu ikram ediyoruz. Zencefil bakterileri öldürme özelliğiyle çok sağlıklı bir besin. Zencefil turşusunun kullanılma amacı da; değişik Sushi çeşitlerine geçildiğinde, ağızda olan bir önceki yenenin tadını bırakmak içindir. Soya sosu ikram ediyoruz. Sushi tuzsuz hazırlanıyor. Pirincinde hiç tuz yok birazcık tatlandırmak için soya sosu kullanılır. Bu sos çok tuzludur. Sushiyi soya sosuna ucundan batırmak gerekiyor. Çok bulandığında aşırı tuzlu olur ve artık yenilemez.Gereği kadar kullanıldığında lezzet verir. Wasabi ise ikram ettiğimiz çok acı bir sostur. Japonya'da yetişen bir turptan oluşur. Biz toz halinde alarak ani macun kıvamına getiriyoruz. Müşterilerimize sunuyoruz. Wasabinin, birçok hastalığa iyi geldiği söylenir. Yenildiğinde acı hissi birkaç saniye sürer. Sushiyle çok yakışır. Wasabi aynı zamanda mikrop kırıcıdır. Deniz ürünlerinde herhangi bir bakteri olduğunda ona etkisini tamamen kaybettirir. Bu yüzden Sushinin yanında mutlaka wasabi sos gelir. Wasabiyi az miktarda çöp sticklerle sushinin üzerine sürerek kullanabilirsiniz. Wasabi soya sosunun içine karıştırılıp kullanılmamalıdır.” diyerek sıraladı.

“Çöp stick kullanma zorunluluğu yoktur.”

Rençber, alışkın olmayanların kullanmakta zorlandıkları ve sushi ile bütünleşmiş olan çöp stickleri kullanmanın zorunlu olup olmadığını, “Herkes kendini nasıl rahat hissediyorsa o şekilde yer. Çöp stick kullanma zorunluluğu yoktur. Uzakdoğu'da çok yaygın. İnsanlar pilavını bile çöp stick ile yiyebiliyorlar ve ince kalmalarının bir sebebi de bu olabilir. Minyon yapıları bu yeme alışkanlığı ile ilgilidir. Çatal kullanabilirsiniz. Hatta elinizle bile yiyebilirsiniz. Nasıl rahat hissediyorsanız.”

Sushi Kado’da zengin menü..

Menülerinin sadece sushi ile sınırlı olmadıklarını vurgulayan Rençber, “Menümüzde; Özbek pilavı, buharda mantı, rus çorbası, Uzak Doğu'ya özgü acılı ekşili çorba, Çin böreği, nadıl var. Mekana gelip ‘Ben sushi yiyemem’ dediğinizde çok fazla alternatifimiz mevcut. Mutlaka kendi damak tadınıza uygun bir şeyler bulabileceğinizi düşünüyorum. Sushi sağlıklı olabilir ama kimseyi zorlayamayız. Denemek istemeyenler olabilir onlara da menü ürünlerinden seçtiği diğer yemeklerden getiriyoruz.” dedi.

“Menümüzde Sushi tatlısı var.”

Mekanda sadece yemek değil çeşitli çay ve kahvelerin bulunduğunu belirten Rençber, “Mekanımız sadece yemek yemek için değil kafe tarzı, çay içmek için de tercih edilebilir. Menümüzde Sushi tatlısı var. Krep, çikolata ve muzdan oluşuyor. Sadece görüntü olarak dilimlerden oluştuğu için ‘Sushi tatlısı’ adını verdik. Kahve seçeneklerimiz, bitki çaylarımız mevcut. Uzakdoğu çaylarını kullanıyoruz. Kesinlikle aromatik çaylar değil; elma çayı ise içerisinde kurutulmuş elma var veya portakallı, limonlu yeşil çayda portakal ve limon kabukları var.”

“Alkol içeren veya içerme ihtimali olabilen sosları dahi kullanmıyoruz.”

Sushinin yanında verilen sake adlı içeceğin içeriğini anlatan Rençber, “Sake pirinç şarabıdır. Fakat biz alkol içeren ürünleri hiçbir şekilde mekanımızda bulundurmuyoruz. Bu anlamda da herkesin içi rahat olsun alkol içeren veya içerme ihtimali olabilen sosları dahi kullanmıyoruz. Hiçbir üründe soslar da dahil olmak üzere ürünlerimizde alkol mevcut değil. Sake de bu yüzden yok.” dedi.

 “Herkesi açılışımıza bekliyorum (Açılış: 04.05.2019/ Cumartesi)”

Sushi Kado İşletmecisi Zeynep Rençber, “Herkesi açılışımıza bekliyorum (Açılış: 04.05.2019/ Cumartesi) ve bundan sonraki süreçte ön yargılarını yıkıp gelmelerini istiyorum. Fiyatlarımız da çok uygun. Biz de bu şekilde enflasyona karşı dik durmaya çalışıyoruz. Biz gidecek hiçbir sushi restoranı bulamazken, bunu herkesin ayağına getirdik. En azından şimdi orta gelirli insanların, öğrencilerin rahatlıkla gelip yiyebileceği bir mekan oldu. Herkesi bekliyorum.” diyerek ve iyi dileklerde bulunarak sözlerine son verdi.

3 Mayıs 2019 , Cuma

Siz de yorumlarınızı yazınız

Adınız :
E-Posta :
Mesajınız :
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

Çok Okunan Haberler


İlgininizi Çekebilecek Haberler


Son Yorumlananlar