Diyetisyen Mehtap Özkanlı RadyoNet’e konuk oldu.

“Biz diyetisyenler, aç bırakan ya da kısıtlayan insanlar değiliz.”

Mehtap Özkanlı kimdir?

Mehtap Özkanlı, “İlk olarak Sakarya Üniversitesi gıda bölümünü bitirdim. Daha sonra Ülker bünyesinde yaklaşık 4 yıl mikrobiyoloji ve kimya laboratuarlarında çalıştım. Sonrasında okula devam etme kararı aldım ve diyetisyenlik bölümüne başladım. İlk 3 yıl Almanya'da Münih Teknik Üniversitesi'nde okudum. Bir 3 yılda Trakya Üniversitesi'nde ve Mesleki Eğitim Araştırma Hastanesi'nde klinik stajlarımı da tamamlayarak okulu bitirdim. Şu anda da Serdivan'da kendi ofisimde çalışmaktayım.” Diyerek kendisini tanıttı.

Diyet bizim bilinçaltımızda aç kalma ya da bir şeylerden yoksun olma gibi yanlış anlamlarla yer etmiş durumda.”

Özkanlı diyetin ne olduğunu, “Diyet bizim bilinçaltımızda aç kalma ya da bir şeylerden yoksun olma gibi yanlış anlamlarla yer etmiş durumda. Aslında diyetin tam olarak kelime karşılığı; günlük süre içerisinde yediklerimizin tamamı bizim niyetimiz diyetinizi oluşturur. Yani bizim ifade ettiğimiz şekli ile ise sağlıklı ve dengeli beslenmektir.” Sözleriyle açıkladı.

“Biz diyetisyenler, aç bırakan ya da kısıtlayan insanlar değiliz.”

Diyetisyenlerin neler yaptıklarına değinen Mehtap Özkanlı, “Biz diyetisyenler, aç bırakan ya da kısıtlayan insanlar değiliz. Aksine biz metabolizmayı doyuran insanlarız. Diyetisyen denilince insanların aklına sadece kişileri zayıflatan bir meslek grubu geliyor. Aslında diyetisyenler sadece bireyleri zayıflatan kişiler değildir. Diyetisyenliğin kilo yönetimi dışında çok daha farklı alanları da vardır. Bireyler bize sadece zayıflamak için gelmezler. Evet toplumda en çok bilinen yönü zayıflamak içindir. Hayatınızın yemek yediğiniz her döneminde diyetisyenin yani beslenme biliminin yapabileceği bir şeyler mutlaka vardır. Örneğin; gebelik süreci olabilir. Burada bireyin sağlıklı bir gebelik geçirmek için beslenme programı düzenlenebilir ya da hastalık durumlarında beslenme tedavisi ile bireyin hastalık sürecini daha kolay atlatılması ya da ilaç kullanılıyorsa ilacın etkinliğinin artırılması gibi etkiler için beslenme düzenlenebilir.” Diyerek anlattı.

“Kalori de aynı diyet gibi bilinçaltımızda yanlış şekillenmiştir.”

Kalori hesabı konusunda insanların kafasında oluşan soru işaretlerini de aydınlatan Özkanlı, “Kalori de aynı diyet gibi bilinçaltımızda yanlış şekillenmiştir. Biz kişinin yaşına, hastalık durumuna ve sağlık parametrelerine göre ama yaptığımız şey sadece kalori hesabı değildir. Önemli olan o kalorinin nereden geldiğidir. Yani esas olan o kalorinin içerisinde besin içeriği olarak nelerin olduğudur. Yoksa sadece kalori hesabı ile oluşturulmuş bir diyet bir yerlerde duvara çarpabilir.” İfadelerini kullandı.

“Sofraların değil gönüllerin kalorisini arttırdığımız bir Ramazan ayı olmasını diliyorum.”

Ramazan boyunca oruç tutanlara önerilerde bulunan Özkanlı, “Ramazan ayında ben öncelikle şunu öneriyorum; sofraların değil gönüllerin kalorisini arttırdığımız bir Ramazan ayı olmasını diliyorum. Ve orucun bizi değil, bizim orucu tuttuğunuz bir Ramazan ayı olmasını diliyorum. Beslenme kısmında ise Ramazan ayı içerisinde yapılan en büyük hata sahur yapmadan oruç tutmak oluyor. Oysa sahur yapmadan çok uzun saatler aç ve susuz kalacağımız için kesinlikle bir sahur öğünü olmalı. Sahur sofasında kesinlikle yumurta olmalı. Çünkü yumurta bizim için örnek protein besinidir. Eğer bireyin mevcut bir alerji durumu ya da yumurtanın tamamen kısıtlanması gereken bir hastalık durumu söz konusu değilse, yumurta bizim için örnek proteindir. Çünkü yumurtanın içindeki protein bizim vücudumuzda %100 oranında emilir. Bu yüzden örnek protein deriz. Tok tutucu özelliği vardır. Ayrıca sahur sofrasında lif kaynağı açısından peynir, yeşillik, salatalık, domates mutlaka olmalıdır. Çünkü bunlar bizim kan şekerimizin daha yavaş yükselmesini sağlar. Kan şekerini ne kadar yavaş yükselirse o kadar yavaş düşer. Ve o aradaki mesafe ne kadar uzun olursa biz kendimizi o kadar uzun süre tok hissederiz. Bunun dışında ekmek ya da pide tüketimi konusunda ekmek beyaz ekmek yerine lif kaynağı nedeniyle tam buğday ya da çavdar olmasını, en azından yarı yarıya tüketilmesini önerebiliriz. Bunun dışında hem lif kaynağı açısından hem de vitamin ve mineraller açısından bizim gün içerisinde iştahınızı daha iyi kontrol altına almamıza yardımcı olması için sahurda mutlaka bir porsiyon meyve tüketilmelidir. Mümkünse eğer bireyin yüksek tansiyon gibi bir sorunu yoksa, sahurda bir şişe de sade maden suyu tüketilmesini öneriyorum. Maden suyu, bizim gün içerisinde terleme yoluyla kaybettiğimiz elektrolitleri replase açısından çok güzel bir kaynaktır. Maden suyu tüketiminde gün içerisinde daha az susandığı fark edilir.” Dedi.

“Sağlıklı beslenme bize hem hastalık korumaya yardımcı olacaktır”

Mehtap Özkanlı, Sağlıklı beslenmenin önemi nedir? Sorusuna, “Sağlıklı beslenme bize hem hastalık korumaya yardımcı olacaktır hem de mevcut hastalık durumunuz varsa yine doğru bir planlanmış bir beslenme yoluyla bu hastalığımızın iyileşmesine katkı sağlanır ve ilaç kullanıyorsak ilacın etkinliği daha aktif olacaktır. Yani yaşam kalitemizi arttırırız.” Diyerek cevap verdi.

“Sağlıklı ve dengeli beslenmek bireyden bireye gösterir.”

Özkanlı, Sağlıklı ve dengeli beslenmek nedir? Sorusuna, “Sağlıklı ve dengeli beslenmek bireyden bireye gösterir ve hesaplamada boy, yaş ve cinsiyet etkili oluyor. Ama eğer bireyin mevcut hastalık durumu varsa örneğin, kolesterol hastası ya da kolesterol değerinin yüksekliğine göre beslenme planı bile değişecektir. Sağlıklı ve dengeli beslenmek bir kişiden bir diğerine göre farklılık gösterecek bir parametredir ki bunu da ayarlayacak olan yine diyetisyenlerdir.” Sözleriyle cevap verdi.

“Kanun önünde diyet yazmak da yetkili tek sağlık profesyonelleri de diyetisyenlerdir.”

Özkanlı, Diyet uygulamaları varken insanlar neden diyetisyenden destek almalı? Sorusuna, “Bireyin mevcut durumuna göre, o bireyin sağlığına zarar vermeden kilo yönetimini yapacak olan tek sağlık grubu

diyetisyenlerdir ve kanun önünde diyet yazmak da yetkili tek sağlık profesyonelleri de diyetisyenlerdir. Diyetisyenin size hazırlamış olduğu size özeldir. Çünkü burada sizin parametrelerinizle hazırlanır. Bizim hazırladığımız diyet listelerinin ön yüzünde siz domates, salatalık, yemek, süt ve peynir görürsünüz belki ama onun arkasında sizin parametrelerinizin alınarak hesaplandığı bir matematik, bilim vardır. O yüzden diyet listeleri kişiye özeldir. İnternetten aldığımız bir diyet listesi sizin durumunuza uygun olmayabilir. Örneğin; en sık tercih edilenler proteinli diyetler, ama eğer sizin kan yağlarınız da bir sorun varsa ve siz internetten sadece kilo vermek amacıyla o diyeti uyguluyorsanız protein ağırlıklı bir diyet uyguladınız, protein ağırlıklı diyetlerde proteinlerin yapısında karbonhidrat ve azot vardır. Bu diyet sizin tartıda belki eksileri görmenizi sağlar ama kan tahlili yapıldığında değerlerin tavana çıktığını görüyorsunuz. Bu nedenle sağlığınıza zarar vermeden kilo yönetimi sağlayabilecek olan tek sağlık profesyoneli diyetisyenlerdir.” Diyerek cevap verdi.

“Zayıflamak, tartıda eksiği görmekten çok daha fazlasıdır.”

Reçeteli ve reçetesiz zayıflama ürünlerinin mekanizmaları ve sağlık üzerine olası etkilerinden bahseden Özkanlı, “Bu ürünlerle ilgili yapılan bilimsel çalışma, bu ürünleri kullanan kişilerde ürünleri belirli süre kullanım sonuçlarında özellikle karaciğer fonksiyonları üzerinde ciddi hasarlara neden olduğu ortaya çıkmıştır. Herkes mucizevi bir ürün arıyor ama maalesef piyasada şu an kilo verdirecek olan en mucizevi keşif diyetisyenlerdir. Çünkü bu zayıflama çaylarında bireyin mevcut sağlık durumunda, böbreklerde bir sorun var mıdır diye bakılmalıdır. Normalde bizim için zararsız olan dozları karışma girdiği anda birbirlerinin farmakolojik etkilerini inceleyerek zehirli toksik etkilere neden olabilecek formlara giriyor. Bu çaylar 2 prensiple çalışır. Ya vücuttan su atar etkisiyle ya da iştah metabolizmasına etkiler. Vücuttan aşırı miktarda su atan çaylar sularla birlikte iyon kaybetmeyi de tetikliyor. Zayıflama çayı içti ve öldü gibi vakalarda, satılan su ile beraber potasyum iyonu aşırı miktarda vücuttan düşmesi ile beraber solunum kasları felci yapar ve birey ölür. Yani zayıflamak, tartıda eksiği görmekten çok daha fazlasıdır. Arkada mutlaka dikkate alınması gereken parametreler vardır. Bunun için kesinlikle önermiyorum.” Dedi.

“Tartıda ne gördüğünüzü boş verin aynada ne gördüğünüz önemlidir.”

Serdivan’da Serdal AVM karşısında ofisi bulunan Diyetisyen Mehtap Özkanlı, “Tartıda ne gördüğünüzü boş verin aynada ne gördüğünüz önemlidir. Zayıflama ürünleri tartıda gerçekten çok kısa sürelerde çok etkiler gösterir. Çünkü vücuttan giden doku genellikle kas dokusudur. Kas dokusu küçük hacimli dokudur ve vücut losyonu tutulduğu dokudur. Bu yüzden tartıda eksiler görebilirsiniz ama aynada o incelmeyi göremezsiniz. Buna karşın az dahi olsa yağ dokusundan kaybettiğiniz zaman işte aynadaki o estetik görüntü düzelir. Sadece formunuz değil sağlığımız da bizlere emanet. O yüzden sağlığınızı da formunuzu da lütfen ehli olmayan ellerde ya da bilmediğiniz ürünlerle ziyan etmeyin.”diyerek ve iyi dileklerde bulunarak sözlerine son verdi.

14 Haziran 2019 , Cuma

Siz de yorumlarınızı yazınız

Adınız :
E-Posta :
Mesajınız :
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

Çok Okunan Haberler


İlgininizi Çekebilecek Haberler


Son Yorumlananlar